22 Mart 2010 Pazartesi

Lady Gaga'nın sapkın iletişim modelleri


21. yüzyılın ilk süperstarı Lady Gaga, oyunu kuralına göre oynayıp parıldamaya devam ediyor.
Beyonce ile kıyaslamasını yapmıştık, ortak çalışmalarında da değişen bir şey yok, erkeksi-robot Beyonce karşısında, akışkan-zehirli ve organik-orgazmik bircyberpunk'ın kraliçesi olarak Gaga...
(http://erektesiir.blogspot.com/2009/12/ballard-lady-gagay-gormeliydi.html)
suça ve kötülüğe dair güzellemeleri kısa-film tadındaki Telephone videosu ile devam ederken, artık sistemin parçası olmaya yüz tutmuş bir feminizm ile vahşice dalga geçiyor.
oyun sürüyor ve Gaga imgesi içuzaylarımızda büyüyor...yada Gaga'yı taşıyacak yeni uzaylar yaratılmalı, yeni formlar, etin tuhaf dönüşümleri.
işte karşımızda rezil, pislik ve kaphe..

17 Mart 2010 Çarşamba

oyuncu

neşeli oyunlar gerek bize, ama biraz acele. tez canlıyım hayata, hep bir yerlere yetişme isteği.
insanı nesneleştiren oyunlardan uzak kalmalı, oyun karnaval değilse tutkunun özgürleşmesi ne?
özneler gerek bana, sıcak şarabı içecek cesetler leziz, maldoror kıvamında

erect action

murder

raven walk

zaman

zaman bir kadife hiç dönmedi. sosisler tavadan kaçmaya çalışıyordu, tüllerden sızan bir umutsuzluk vardı heceye dair.
gece henüz olmamıştı ama karanlıktı mutfak, sandalye bir direniş tutturmuştu, kadın uzaktaydı ve ıslaktı.
Vian hep haklıydı...

12 Mart 2010 Cuma

jane austin romanları mı?


http://bendmeover.tumblr.com

Fantom yada Kanatlı Sürrealizm


bazı algılar çocukluktan kapanmamıştır ve bu yüzden bir çocuğun saflığını, çoşkusunu ve melankolisini taşır. Fantom'un sürrealizmi de çocukluktan kalma bir miras gibidir, dışsal değil içsel bir iklimdir. sadece yıldızları ve çiçekleri değil, sadece ışıldayan ve cezbedici olanlar değil; karanlığın, çürümenin, cerahatın içindeki nefes alan evreni görür ve sever, bir anne gibi.
bugün hala çocuk bahçeleri, luna parklar, doğal yaşam parkları, sahil boyları birer manyetik alansa, Fantom gibi sürrealistlerin yüreklerindeki tektonik hareketlerdendir.

10 Mart 2010 Çarşamba

ONSTON yada büyük reddiye...


kimileri akademi sırlarından, kimileri derin kuramlardan anlamaya-benimsemeye çalışır Sürrealizmi.Onston ise hayatın keskin bir bıçağa daldığı o küçük aralıktan, varlıktan çok hiçlikten, umuttan çok öfkeden sürrealisttir.
tarih sayfaları, entellektüel masaları, magazin detayları uzaktır ona.yalana ve onu besleyip büyüten kahpe uygarlığa, sözde aydınlara, orospu kadınlara, sahtekar adamlara, yalan hayatlara karşı bir sürrealizm. tek kalma pahasına bir tavizsizlik ve haklılığın tüm inadı. sözde sürrealistler egoları ile büyürken, egosuna savaş açan, ben'i ile en çetin çatışan ve cepheyi tüm hayatına taşıyan, yanan, parlayan, harlayan, sönen.
bir Maldoror Şarkısı gibi inançsız, karanlık ve çıplak, insan.

heceye alkol kokusu sinnmiş gecelerde sonsuz mutsuzlukların, sonsuz acıların, sonsuz öfkelerin uçbeyi Onston, kardeşim...