Haydarpaşa'dan Sonsuza Giden Balon,Rafet Arslan
35x25, tual üzerine akrilik(2012)
Bir Kentin Belleği: Haydarpaşa sergisi içinde
11/21 Şubat,
Haydarpaşa Garı
organizasyon Barış İçin Sanat
3 Mart 2013 Pazar
haydarpaşa
Haydarpaşa'dan Sonsuza Giden Balon,Rafet Arslan
35x25, tual üzerine akrilik(2012)
Bir Kentin Belleği: Haydarpaşa sergisi içinde
11/21 Şubat,
Haydarpaşa Garı
organizasyon Barış İçin Sanat
6 Şubat 2013 Çarşamba
Abluka fanzine yansıyan şiirim
Piri Reis Haritasındaki Yerimi Sosyal Medyada Nasıl Etiketlerim Ki?
1
Ben şiir nasıl yazılır bilmem matematikten anlamam uzaya hiç çıkmadım bilgisayar kod dizini yazamam.
Ben anadan üryan girdim meclislere acze sığınmam pişmanlık hiç sevmem gecede 40 kere uyanırım uykudan- uyanır uyanmaz geldiği kovuğa geri postalarım hep kâbusumu- enter-
Ben hep arkadan girdim mekteplere kısa düşünür konuşurum- düşünürken konuşurum ehliyetimi aldım ama araç kullanamam işin aslı bisiklete binemem motosiklet hiç kullanamam ama düşünürken ve konuşurken hiç aksamam neyse beynimde hasıl olan işte odur ıslak dilimden çıkan.
(kaydırak desem diil, Siberya Babil’inde sörf hiç değil-stop!)
Yalanım yok, ben 1 kere askere gittim/tam da 32 yaşındaydım/ ama ben düşümde çok askere gittim rüyada ayıp kâbustan kaçış-kaçarak.
2
Aslında ben çok istismar edildim örneğin beşikten uzay boşluğuna düştüm bir cezaevinde egec traş oluyorum derken kıdemli mahkûmdan fırça yedim avluda voleybol müsabakalarından direkt ihraç edildim.
Hayatımda bir kez patlıcan sarma denedim amma tutturamadım QR kodunu bilinçaltımda.
Sustuğum çoktur ama düşüncem arıdır sık sık sadece bir kez 1 akreple müsabaka ettim milattan bilmem kaç yıl sonra ve de bir seramik evye parçaladım onun canını alma yolunda.
Ne yazık android işlemcim yok iphone da rollage yapmayı beceremedim ey Tanrım.
Yaşadığım her an mutluyum!
Rafet A.
12.10.2012-Fındıkzade
20 Ocak 2013 Pazar
"bunu güvercinlere nasıl açıklayabiliriz ki?"
"bunu güvercinlere nasıl açıklayabiliriz ki?" Rafet Arslan(2013)
Milat Sergisi için..
*
"Nor Zartonk” ve “Barış İçin Sanat Girişimi” 19 Ocak - 27 Ocak 2013 tarihinde açılmak üzere, sekiz gün sürecek bir sergi organize etmektedir.
Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesini ve buna bağlı olarak,sonradan Türkiye’de ortaya çıkan durumları gündeme getirmek üzere açılacak söz konusu sergi, iki farklı mekânda gerçekleştirilecektir.
Bunlardan biri “Getronagan Lisesinden Yetişenler Derneği” ve diğeri de “Rumeli Han C Blok Kat 6”dır.
Sergi farklı disiplinlerden sanatçıların katılımıyla gerçekleşecektir.
Sergi Açılış; 19 Ocak 2013
• Saat; 16.00 – Getronagan Lisesinden Yetişenler Derneği
Prof.Dr. Celal Öker Sokak No: 2 Harbiye / İstanbul.
• Saat; 18.00 - Rumeli Han C Blok Kat:6
İstiklal Caddesi, Taksim-Beyoğlu / İstanbul
son öyküm Öteki-Siz'de..
Yeniden hoşgeldiniz!!!
"1 uçuşun ameliyatı" adlı öykümle çiftbaşlı şiir/kültür/edebiyat dergisi Öteki-siz/Yaratım'dayım..
PS: İstanbul ve Diyarbakır'da farklı yıllarda yayın hayatına başlayan, kapanmalarının üzerinden beş yıl geçtikten sonra yolları kesişen ''Öteki-siz ve Yaratım Dergileri'' bir bünyede, iki başlılığın özgürlüğüne inanarak yeniden okuyucularının karşısında.
İstanbul'da Mefisto'lardan temin edilebilinir..
"1 uçuşun ameliyatı" adlı öykümle çiftbaşlı şiir/kültür/edebiyat dergisi Öteki-siz/Yaratım'dayım..
PS: İstanbul ve Diyarbakır'da farklı yıllarda yayın hayatına başlayan, kapanmalarının üzerinden beş yıl geçtikten sonra yolları kesişen ''Öteki-siz ve Yaratım Dergileri'' bir bünyede, iki başlılığın özgürlüğüne inanarak yeniden okuyucularının karşısında.
İstanbul'da Mefisto'lardan temin edilebilinir..
Burhan Doğançay'ın Ardı..
-kişisel notlar-
Doğançay; çok dikkatliydi izleyicinin yapıta verdiği tepkiyi gözlerden yakalamak ister gibiydi. ben, çok dikkatli bakarım hep ustanın yapıtlarına, beni de yakaladı gözleriyle bir kaç kere. bu kesişen bakışlarda bir kaç kere selamlaştık; en son sanat fuarında Kasım da.. aslında gidip usta bende montaj/kolaj işçisiyim; imgeleri buluntu görseller ile yan yan eklemlerken;gecikmiş ve alaylı yola çıkmaktan çekinmememizde, senden aldığımız güçte var; diyemedim.. Ama belki de gözlerimde gördü bazı söylenmeyen sözleri..
Bir zaman arşivcisi, yitik bir zaman koleksiyoncusuydu. Bir çağın estetik ve gizli bir dilde almanağını tuttu, sokaklardan, duvarlardan yakaladığı seslerle.. Son çalışmalarında Lady Gaga'yı kolajına katacak kadar da günü yakalayan bir imge/zaman koleksiyoncuysu. Belki de bizim çorak toprakların ilk sokak sanatçısıydı. Sokağın ve kolaj/montajın aynı biçimde kaosun bütünlüğünü aradığını ondan da öğrendik. Huzur içinde yat usta..
*
Sanrım Doğançay, sokağı fotoğraf, kolaj/decollage ve düzenlemelerle galeriye sokarak öncülük yaptı. Ki bunda alaylı olmanın yamuk bakışı etkendi; çünkü bizim sanat tarihimiz denen şeyde sokak, kolaj, montaj yok sayılmıştı. Ardından gelen sokak ruhlu sanatçılar ise kolajı, yerleştirmeyi, şiiri de sokağa vurup geleneği gelecekten geri dönerek tamamladılar. Ama kişisel tarihim açısından gecikmiş olmanın enerjisi, alaylı yaratıcılık, sokağa aşk ve ilişki, kolaj ve hazır yapıt sanatının öncülllüğüyle Doğançay ile kesişmeler yaşadım. Biz köksüzüz ama, tarihe bakınca kesişmeleri, gizli geçitleri, yabani otları, oyunbozan oyuncuları, kökleri ve sapları görebiliyoruz. Komet'teki Situasyonist damarı, Cihat Burak'taki Anadolu gerçeküstücülüğünü gördüğümüz gibi..
*
Décollage'ın ustası ve öncülerindendi. bu gün décollage olmamasının sebebi ise ne o eski duvarların, o eski afişlerin kalmaması.. ama o eski hevesleri unutmayacak düşler gerek bize; sonsuzluk..
R.A.
2013
Doğançay; çok dikkatliydi izleyicinin yapıta verdiği tepkiyi gözlerden yakalamak ister gibiydi. ben, çok dikkatli bakarım hep ustanın yapıtlarına, beni de yakaladı gözleriyle bir kaç kere. bu kesişen bakışlarda bir kaç kere selamlaştık; en son sanat fuarında Kasım da.. aslında gidip usta bende montaj/kolaj işçisiyim; imgeleri buluntu görseller ile yan yan eklemlerken;gecikmiş ve alaylı yola çıkmaktan çekinmememizde, senden aldığımız güçte var; diyemedim.. Ama belki de gözlerimde gördü bazı söylenmeyen sözleri..
Bir zaman arşivcisi, yitik bir zaman koleksiyoncusuydu. Bir çağın estetik ve gizli bir dilde almanağını tuttu, sokaklardan, duvarlardan yakaladığı seslerle.. Son çalışmalarında Lady Gaga'yı kolajına katacak kadar da günü yakalayan bir imge/zaman koleksiyoncuysu. Belki de bizim çorak toprakların ilk sokak sanatçısıydı. Sokağın ve kolaj/montajın aynı biçimde kaosun bütünlüğünü aradığını ondan da öğrendik. Huzur içinde yat usta..
*
Sanrım Doğançay, sokağı fotoğraf, kolaj/decollage ve düzenlemelerle galeriye sokarak öncülük yaptı. Ki bunda alaylı olmanın yamuk bakışı etkendi; çünkü bizim sanat tarihimiz denen şeyde sokak, kolaj, montaj yok sayılmıştı. Ardından gelen sokak ruhlu sanatçılar ise kolajı, yerleştirmeyi, şiiri de sokağa vurup geleneği gelecekten geri dönerek tamamladılar. Ama kişisel tarihim açısından gecikmiş olmanın enerjisi, alaylı yaratıcılık, sokağa aşk ve ilişki, kolaj ve hazır yapıt sanatının öncülllüğüyle Doğançay ile kesişmeler yaşadım. Biz köksüzüz ama, tarihe bakınca kesişmeleri, gizli geçitleri, yabani otları, oyunbozan oyuncuları, kökleri ve sapları görebiliyoruz. Komet'teki Situasyonist damarı, Cihat Burak'taki Anadolu gerçeküstücülüğünü gördüğümüz gibi..
*
Décollage'ın ustası ve öncülerindendi. bu gün décollage olmamasının sebebi ise ne o eski duvarların, o eski afişlerin kalmaması.. ama o eski hevesleri unutmayacak düşler gerek bize; sonsuzluk..
R.A.
2013
6 Ocak 2013 Pazar
Aica'da yaptığım konuşmanın tam metni...
http://www.sanatatak.com/view/Komplo-cozucu-sanatsal-urun-lutfen-deneyiniz/100
"malum örgüt" başlıklı canavar serimle Temaşa'deyım..
Her yıl derlenen 'temaşa', Parça Tesirli'nin provokatörlüğünde üçüncü hamlesini yapıyor.
İştirak:
- Can Kurucu
- Defter Kazıyıcılar Kooperatifi
- Devrim Karaçay
- Eda Gecikmez
- Elif Yıldız
- Parça Tesirli
- Rad Darhol
- Rafet Arslan
52 sayfa / fotokopi / aralık 2012http://temasa2010.blogspot.com/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


