güncel sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güncel sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2016 Pazar

Plastiğe bakışımız mağara devrinden hallice mi?

-malzeme... Ortada sürekli gezen sözcük malzeme -malzeme ama görünen köy yeniyi sadece dekoratif sunumda arama, parlatma. Malzeme denen şey bizde kitsch'in döl yatağından ibaret. -Kavram kavram, sözü/fikri kullanım tarihi geçmiş geçmiş, hükmü yitmiş ölü bir metne indirgeme girişimine dönüyor. Metnin, derin fikrin hayasızca bir çıkarcılıkla sömürülmesi eylemi- burada kavram. -sanatçı çoğunluk bırakalım entelektüel varoluşu; kuramla derinleşme edebiyat yatağında demlenmeden çok uzak. -sanat tarihini bilen, onunla yoğrulan zihin çok az. Magritte genelde bir şapka olarak tanınıyor. -sokağa ve kamusal alana ilgimiz çok faydacı; yer yer istismarcı.. -estetik beğeni düzeyimiz analog zeka seviyesinde; dijital devrimin bilinçte yarattığı çatırdamayı algılamaktan çok ırak. Çoklu değişkenler ve kaos aritmetiğinden uzak güncel sanat algısı bir vazo içine sokulmuş yapay çiçekler kadar yavan.. -"Karma" bir sergi ismi değil! -koleksiyonculuk.. artık 21. Yüzyılı yaşadığımızın ayırdına varmak mühim; ne yazık para ile yeni estetik beğeni, yeni binyıl tini, uzgörü satın alınmıyor . -şimdi her yerden yükselen binalar ile kentsel heyyulayı eleştiriyor muyuz; yoksa onun göksel- görsel cazibesini mi okşuyoruz -orası müphem.. -sanatçıların en beğendiği hayvan anketinde birinci gergedan mı çıkar; emin miyiz? -ülkede eleştirinin genel düzeyini ölç; sanatın düzeyinin robot resmi çıkar. -Plastik işçilik bizde süslemecilik hala 500 senedir devir ettiği gibi. İşçilik satar- sözünü düşün.; bir de fikirden ve tinden ırak işçiliğin ameleligini.. -Dada bu köye hiç uğramamış:)

9 Mayıs 2014 Cuma

Anadolu'dan gelen sanatçı

Sanat deyince ülkede İstanbul şehrinin anılması traji-komik bir şey. Taş çatlasa yanına bir 2 il kurgulanıyor. Bu oligarşik algı çatlar mı ? Bu soruya ilk gelen şerh, ama Anadoludan tüm sanat üretenler İstanbula göçüyor ya da göçmek istiyor oluyor. Peki bu insanlar ülkenin merkezine taşsalar ne olur, piyasa mı olurlar? Anadoludan İstanbula sanatını yapmaya gelenler önyargı, memnuniyetsizlik,kast sistemi, yabancı önyargısı,sukut suikasti, kinizmle karşılaşır. Zaten eşit olarak girmediğin bu ortam bir piyasa değil, oligarşidir. Bırakalım avangard atılımı gerçek anlamda pop kültürün var olmadığı ülkede piyasadan felan bahsedilemez. Tahlil yanlış olursa, çare çıkmaz. Hastalanana hastalık hiç sorulmuyor mesela hep doktor hep uzman. Bu ülkede Akademili farklı GSF'lerden çıkan sanatçıyı gözünde küçümser/öteler, sanat okulluların hepsi eğitim enstitüsünden gelenleri, sonra hepsi beraber alaylı olanları bilinçaltında ya da üstünde dışlar. Sanat hala yapılabilecek şey sanılmasın, sanat ya yaşanır yada hiçtir. Sanatı icra etmeye soyunmak onu iğfal etmektir ancak..