kraut rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kraut rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Ekim 2018 Perşembe
Trespass: Prog'un Altın Şafağı
Bu gün yine dinledim-eminim: “Tresass” Genesis’in en iyi albümü.
Peter Gabriel’in voyant ruhunun en çok sindiği ve en tinsel Genesis albümü.
Onun bir adım/yıl öncesindeki öncüsü King’in “İn the court of the crimson king” albümü var.
İki yıl öncesi unutulmaz White Album.
Tam üç yıl gerisinde ise Rolling Stones’un tek deneysel albümü (ve başyapıtı) 'Satanic Majesties Request’ var.
Genesis'in ilk albümü From Genesis to Revelation (1969); gerek Beatles gerekse de Satanic Majesties Request’ etkileri bariz var. En uzun şarkı 04:39, Prog tam olarak keşfedilmemiş grup ruhunda. Belki aynı yıl King Crimson satıh noktasını ya da Şimal Yıldızını aydınlatınca, grubunda zihninde yeni bir kapı açılıyor- Cennete..
Önce rock’n roll’un Beatles ve Stones ile zirve noktasında deneyselliğin kapısını yoklaması ( Lennon’un Fluxus’u, Jagger’ın Crowley’i, Harrison’un sitarı, ex-stones M. Faitfull’un Bretch’i- Beatles ve Stones’un ayrı ayrı Delliah Derby Shire tedrisatı...)
Ve ardından Prog’un altın şafağı..
Sonradan gerisi:
Autobahn (1974)
Heroes (1977)
Sonrası post-punk..
Ve sanırım hala o gezegendeyiz.
Etiketler:
beatles,
bowie,
fluxus,
genesis,
kraut rock,
prog rock,
trespass,
white albüm
5 Ocak 2018 Cuma
Rolling Stones, Kraut Rock, King Crimson- ya da serbest vuruşlu özgür müziğe dair flux
Kuşkusuz; kökleri modern klasik müzik ve free jazz deltalarında olsa da - serbest icra edilerek kaydedilen müziğin; pop müziğin avangard'a dokunan kulvarlarındaki izleğini sürmek, beni hep heyecana sürüklemiştir.
Bahsettiğim şeyi sözcükler ile tarif etmek zor olabilir ama bahsettiğim makamı müzik ile örnekleyince daha kapsayıcı sonuç verebilir.
İlk aklıma düşen örnek; Rolling Stones'un en serbest ve deneyci kaydını oluşturan Their Satanic Majesties Request albümüdür. Bu albüm, dönemin uzakdoğu esintilerine hiç kapılmadan buram buram 60'ların özgür ruhunun müzikal karşılığı olabilmiştir. Bu vurguyu 2016 da Can Batukan'ın konuk editörilğündeki Underground Poetix'in "Deleuze-Punk" özel sayısındaki yazımda değindikten bir sene sonra aynı vurgular ile Pitcfork'ta karşılaşmam benim için süpriz olmadı.
Bahsettiğim makam Stones'un bu en önemli işi sonrası 70'lerin başı ile önce Krautrock ekolünde(özellikle Faust, Neu! ve Can'de) ve Robert Fripp'in imzası olan işlerde(gerek King Crimson gerekse de Bowie'nin Heroes albümü gibi içinde olduğu bir çok şeyde) yoğunlaştığını düşünüyorum.
King Crimson'ın "Larks' Tongues in Aspic" albümü, grubu daha önce kasetten dinleyen benim CD formatında ilk satın aldığıma K.C. kaydını olmuştur. bu albümü dinlerken ilk dinlediğimde tam içine giremediğim ve biraz uzak kaldığım bir vahşi rahatlık beni şaşırtmıştı. Müziğe emek vermek, diğer sanat dallarındaki menzil gibi insanı eğitir, kulağını açar. Ben de yıllar boyu bu albümü dinleyerek onunla barıştım ve hatta onun serbest vuruşlarını tekrar tekrar dinleyip hayranlık duydum. İki yıl önce bir event esnasında She Past Away'den sevgili Volkan ile müzik üzerine sohbet ederken; onun prog müzikten daha karanlık, soğuk ve gotik sessel dünyalara tutkun olduğunu da bilerek, R. Fripp hakkında düşüncesini sordum. Volkan'ın bana "Larks' Tongues in Aspic" in grubun tüm üretimin ötesinde ve 80lerle canlanan bir müziğin nüvelerini taşıdığını söylemesi beni, nedensiz mesud etmişti.
Bu günü bu albüme ayırdım, her ne kadar onun sessel dünyasını SuperSilent'tan ariel Pink'e hala işitiyor olduğumu düşünsem de..
Etiketler:
deneysel müzik,
King Crimson,
kraut rock,
prog rock,
rolling stones,
supersilent
9 Mart 2017 Perşembe
Kozmik Kahramanlar: Bowie-Eno-Fripp
1962 de 15 yaşında müziğe başlamış, ilk albümünü 67'de çıkartmış Bowie'nin uzun ses/müzik yolunda Heroes belki de en önemli köşe taşıdır.
Artık karşımızda sahnede 15 sene geçirmiş, on yılda geride 11 albüm kaydını geride bırakmış ve bu arada en az 5-6 farklı müzik türünü denemiş(glam ve punk gibi öncüllüğünü yapmış) bir Bowie vardır karşımızda.
Sonuçta Heroes tarihe bir başka devrimci müzik dahisi olan B. Eno ile yaptığı Berlin üçlemesi diye anılan üç albümden ikincisi olarak tarihe geçmiştir.
Ama bence Heroes bu 3 albüm içinde de en yoğun, en zamansız ve öncü kayıtları barındırmaktadır. Low sanki bazı anlarda fazla acemi, Lodger ise sık sık yorgundur; bu tuhaf müzikal birliğin meyveleri içinde.
Albümün üçlemenin diğer ikisine rağmen, en güçlü müzikal kozu kuşkusuz albüm de solo gitarı Eno'nun çağrısıyla çalan Robert Fripp'in ses dünyasıdır. Bu üçlünün yan yana üretmesi mucizenin ta kendisidir ya da son 50 yıl içinde "geleceğin müzik ağını" örmüş üç kaşifin en şık buluşması. Bu çakışmanın sadece etkisi sadece notalarla, seslerle, sözlerle açıklanamaz; ortaya çıkmış tinsel bir kara delik vardır ve kuşkusuz anı zamanda unutulmaz kılacak bir auratik alan yaratacaktır;Bowie-Eno-Fripp.
Sözcüklerle açıklanamayan, sadece paranormal olarak kaydedebilen bir enerji.
Şarkılara gelirsek "Heroes" Bowie usulü cool post-punk'ın unutulmaz bir örneğidir. Şarkı Blondie tarafından cover'lanmış, Philip Glass şarkıdan yola çıkarak bir senfoni üretmiştir. Alpex Twin'in edit'inde ise Bowie ile Glass'ı birlikte mixlenir.
Albümün genelindeki Kraut rock etkisi üzerine çok bahsedildi, ki bu etki albümün giriş şarkısı "Beauty and Beast" kaydının altında sürekli dönen/girip çıkan alt electronik sesler ve gitar ile hissedilebilir.. Bowie'nin katkısı siyahi tonlu back vokallerin funk ruhu ile kraut'u bir punk şarkısında birleştirmesidir.(Neu gitar döngülerinin öncülünün da Fripp olduğunu bilerek ve çaktırmadan:)
"Blackout", Bowie'nin vokalinin ve deli ruh halinin öne çıktığı etkileyici bir funky punk şarkısıdır. "V-2 Schneider" albüm boyunca hissedilen jazz duygusunun tamamen avangard bir mecraya ulaşmasıdır. Hemen ardından gelen "Sense of Doubt" adlı enstrümantal şarkı ise avangard tavırda önceki şarkıyı aşan ve çağdaş klasik müzik diyebileceğimiz tekinsiz ve karanlık evrene aittir. Onunla bağlaşık devam eden "Moss Garden" kaydı ilkinin aksine zen sükunetine sahip bir diğer enstrümantal şarkıdır. Şarkıya ruhunu veren Japon sazı koto ile arada dipte dönen noise döngünün karşıtlığı, gayet leziz bir müzikal alan yaratır.
Açıkça konuşmak gerekirse Heroes albümü Bowie'nin sonrasındaki neredeyse 40 yıllık müzik yolculuğunu belirlemiştir diyemeyiz. Usta her zaman bir "deccal" olmuştur, kendi deyimi ile çok hızlıdır, o bir türün öncüsü/tarz belirleyicisi olup hemen başka arayışlara girerken/denerken, insanlar daha o yeniyi yeni tüketir hale gelmişlerdir.
Heroes albümünü kaplayan deneysel, müzikal jarnlar arası geçirgen-akışkan ve tinsel olarak heybetli ruhu; Bowie'nin hepimize son bir selam çakıp karanlıklık uzaya yükseldiği Black Star albümünde, hem de yoğun bir biçimde hissetmek -bence- mümkün.
Etiketler:
black star,
bowie,
eno ve fripp,
heroes albüm,
kraut rock,
neu neu,
philip glass,
post punk,
punk,
robert fripp
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





