sürrealizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sürrealizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2018 Pazar

Cronenberg'in Çözülüşü

Giorgio de Chirico 1911/1919 arasında yaptığı resimlerle sonrasındaki yüzyılın düşünü değiştirmiştir. melânkolik ya da diğer bir deyişle metafizik resim döneminden sonrada özenti ve süslemeci burjuva bir tarza kendini mahkum etmiş ve ömrünün geri kalanında (neredeyse 60 sene) kendi kahinsel yeteneğini bastırarak geçirmiştir. Şimdi bunları söylememin nedeni Kanadalı büyük yönetmen Cronenberg'in son 16 yıldır kendi yarattığı efsaneyi saçma sapan filmler çekerek çarçur etmesidir. Hazindir.. 1950 yılların ardından korku-bilimkurgu türünü yeniden yaratan, punk müzikten animelere oradan popüler kültürün her alanına son 45 yılın imgesine kendi yarattığı "vücut korkusu" janrıyla damgasını basan bu adamın içine düştüğü durumu açıklamak için Chrico'dan başka örnek bulamıyorum. Cronenberg gerçekten büyük ve konsept bir yaratıcıydı. Kurduğu mekanlar, rüyalar ile bir evren yaratıcıydı. Plastik anlamda deneyselliğin sınırlarını zorluyordu. Daha öğrencilik filmlerinden (Stereo, Crimes of Future) eXistenZ'a değin tam 30 yıl istikrarla ile dehasını ortaya koydu. Sonra ne oldu, kim bilir? Gitti saçma suç filmleri ve roman uyarlamaları çekti(Ballard, W. Gibson gibi yazarlar ayarında senaryolar yazan bir adamdan bahsediyoruz), gitti Freud ile Jung'un yatak odası üzerine komedi filmi çekmeye soyundu, biz üzüldük ama o utanmadı. Usta bari son bir tane çek, seni öyle uğurlayalım, hatırlayalım değil ya..

14 Ocak 2017 Cumartesi

Rüyalar, Fantaziler ve Bilimkurgu / J. G. Ballard

"Belki edebi bir tarz olarak fantezinin büyük değeri, görünürde bağlantısız ve birbirine benzemeyen fikirleri bir araya getirme kabiliyetidir. Büyük ölçüde bütün fantezi, bu amaca hizmet eder. Fakat ben kurgusal fantezinin; bilim kurgunun çok ciddi sınırlarına seslenmeyi tercih ettiğimde, rüya ve gerçeğin birbirine karıştığı, her birisinin kendi niteliklerini koruduğu, bir şekilde zıddının rolüne büründüğü ve inkâr edilemez mantık boşluğunun aynı anda beyaza dönüştüğü paradoksal bir evren yaratmak için birinin hayal gücünün kullanıldığı etkin bir yöntem olduğuna inanıyorum." J.G.Ballard(Zaman, Hafıza ve İçuzay)

20 Mart 2016 Pazar

sanat ve hayat/ artlog mülakatı

mülakat verdik güncel ve genel hususlar üzerine.. link: http://artlog.art50.net/2016/03/rafet-arslanin-dusunce-evreninde-bir-gezinti/#.Vu8N9OKLTcs

8 Temmuz 2015 Çarşamba

gerçeküstü

Gerçeklik bir cendere ise ondan kaçmaya kalkışmak en doğal hakkımdır. Kimi batılı düşünürler bu durumu Gerçeküstücülük olarak tanımlıyorlar:)

Eski Defterler/ Sürrealizm

Sürrealist Eylem haritası.

11 Mart 2015 Çarşamba

İki yeni montaj ile "Manzara" başlıklı sergi de..

Son bir yıl boyunca değişik kurgular, medyumlar, tasarımlara girdikten sonra; davet aldığım “Manzara” sergisi vasıtasıyla biraz sadeleşmek istedim. Bu sergi vasıtasıyla oldukça minimal bir anlatıma sahip 2 montaj ürettim. Sonuçta estetik bir dil üzerinden “hikâye anlatıcılığı” derdimin yeni uğrakları bunlar ve buradan başka hayali sulara akar; akar. Manzara sergisi 12 Mart'ta 44A Galeri de start alıyor..

23 Ekim 2014 Perşembe

PERİFERİ Posta 2

Periferi Posta'nın 2. nüshası, 24 Ekim-Cuma gecesi gerçekleşecek "günbatımından şafağa2" event'in de dolaşıma çıkacak..

19 Ağustos 2014 Salı

bel-ki kavramsal sanat için 4 "miniş" tez

bu gün kavramsal sanat adında, kavranamamış heyyulanın ortaya çıkmasının başat 4 faili ne ki? 1- kesin her saptırmanın altında bir Duchamp esini patlar. biz hala üzerine "kol kırılmasına karşı" yazıp imzaladığı kar küreği ile ne demek istediğinin dibini kazıp duruyoruz.. 2- Magritte; bir şemsiyenin tepesine su dolu bardak koyup, buna "Hegel Tatilde" adını verdiğinde aslında o suyu tepemizden aşağıya boşaltmaya yelteniyordu. bu bir yapıbozum muydu yoksa bir jest ya da oyun mu kimse bilemedi. Foucault gibi tehlikeyi erken sezenler üzerine kitap döşedi, ressamınn derdini çözmek için onu mektuplara boğdu ama nafile.. biz hala bu pipo mu değil mi diye yumurtayı tavuğun ödünden sökmeye çalışıyoruz.. 3- sanat satılmaz, asılmaz, bir nesne olarak kutsanamaz diye yola çıkan Fluxus, galeriye karşı kocaman ve sarsılmaz bir kurum/müze kanonu ve sanatsal fraksiyonu akademik branşı olan sanatı ordusu yarattı ister/istemez.. 4- post-yapısalcı düşünür/sanatçılar antropolog olarak sanatçı mitini yaratarak sanatçıyı fon kovalayan, sürekli pasaportuna damga vurduran, gemoloji uzmanları yaptılar. sürekli peşlerinde koştukları yaban ise, elinde uçaktan düşen kola kutusu ile sanata uzaktan tebessüm ediyor.. raf-2014 sıcakyaz

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Ütopik sosyalizm ya da Gerçeküstücülük

Gerçeküstücülük dünya denilen kazanın en çok kaynadığı 20. yüzyılın ilk yarısında -tam 50 yıl- tüm ideolojilerin en yüksek ve sert biçimlerde yükseldiği bir dönemde yaşadı. Burjuvazinin en sert iktidarlarını(faşizm) deneyimledikleri gibi işçi sınıfının da en sert iktidarlarını deneyimlediler(stalinizm). Anarşistler, nihilistler, kominist parti, troçkistler tüm reel radikal politik hattı deneyimle geçip, Gerçeküstücülüğün döndüğü yuva ütopik sosyalizm olmuştur. Engels ve Kropotkin'in bilimsel sosyalizm/anarşizmlerinin karşısına hiç çekinmeden Fourier'in ütopyalarını koymuştur Sürrealistler. Bu gün reel politikanın tıkanıp, politika üretemediği aşikar koşullarda ütopyacı ideal geleceğin en büyük umudu ve sancısıdır. Ki bu ütopya hayal değil her zaman hayatın yanında olan canlı bir seçenektir. Ki uzun yaz boyunca siz onu sivil itaatsizlik diye bildiniz. Ütopik sosyalizmden utanmayın, utanılacak tek şey sistemin kendisidir..