ütopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ütopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2017 Çarşamba

şimdinin manifestolarını Wachowskis yazıyor

neredeyse 200 yılda bir tüm düşün ekseni sıfırlanır, yeni düşler serpilir, yeni yollar belirir ve yeni manifestolar yazılır. 21. yüzyılın özgürlük ve kurtuluş manifestolarını şimdi Wachowskis yazıyor. biliyorum kulağa tuhaf geliyor, biliyorum engels ya da kroppotkin, blanquie ya da baader ile vedalaşmanız uzun sürüyor ama zaman da yeni bir sıçrama var. şimdi ya eskinin ideolojisi ya da yeninin jeopolitiğinin bir fiğürüsünün ya da 21. yüzyılın öznesinin ve bugün bunları düşünmek için çok güzel gün. geçmişi bırak, eğer bir gelecek olacaksa, inan onun kefaretini de ödeyecek.
Vakti zamanında ütopya diye küçümsenen şey, geleceğin tarihidir; bknz: Platon, Thomas More, şeyh Bedreddin, Rousseau, Fourier, Dada..

31 Mart 2017 Cuma

Rafet in penceresi- onbironsekiz

"Bir yere ait olmamanın yaratıcı adamlara neler yaptırabileceğini dinliyoruz! ‘Gerçekle’ bir derdi olan çok yönlü sanatçı Rafet Arslan AKA Bay Perşembe, geleneksel sanat kalıplarını kırarak kendisi gibi olmaya uzanan yolculuğunu anlatacak." http://www.onbironsekiz.com/Pencere/rafet-in-penceresi-194.html

1 Şubat 2017 Çarşamba

Gerçekliğin Zalim Akışı

Ütopya varoluş etiğidir. Gerçek hayata döndüğünüzde insan türünün kurtuluşu yoktur, barbarlık her şeye hakimdir. Gelecek kırımdan, yoksulluktan, cehaletten ve savaştan başka bir ele sahip değil olamaz. Belki topyekûne varan bir yıkımdan arta kalanlar aklı selim bir yeni dünya kurabilir. O kadar.. Gerisi tarih denen nefret kuyusu, jeopolotik denen tezgah, ideoloji denen yanlış bilinç, güdülenme ve manipülasyon, sahte hayatlar ve erekler, gücün doyumsuz efendilerinin oyunları, kurban haline düşen milyonlar ve bitimsiz savaş ve barbarlık. Ötesi yok. Geldik yaşıyoruz ve hiçe gidecegiz..

25 Ocak 2017 Çarşamba

Yeni yazı: D-BLOG fanzin "Simülasyon" özel sayısı

"Tahayyül, Hipergerçeklik ve Solun Sürekli Ertelenen Sezon Finali" ile D-BLOG fanzinin "simülasyon" özel sayısında https://issuu.com/d-blog/docs/d-blog_04?reader3=1

9 Haziran 2016 Perşembe

yaratıcı sektörlerde eşitlik miti

yabancılaşmanın hakim olduğu dünyada emek veren herkesin eşit olduğundan bahsetmek, fark yaratanı törpüleyen, heves kıran, adaletsizliği destekleyen bir prensiptir. bu arada, yanlış hatırlanmasın "herkes eşit" ütopyanın ilk sözüydü, üstüne çok söz söylendi. ütopyacılığa mesafeli Engels bile herkese yeteneğine ve ihtiyacına göre göre demişti, Brejnev gibi muz yok votka için demeyerek. Üstüne postyapısalcılar Sade ve Fourier'e dönüp herkese ihtiyacına ve yeteneğine görenin yanına aynı anda arzularına göre prensibini de ekledi. şimdi herkesin emeği eşiti tartışacaksak o zaman aynı zamanda 600 yıllık bu felsefi-sosyolojik-antropolojik dizini de tartışacağız demektir. buyrun o zaman:)

20 Mart 2016 Pazar

sanat ve hayat/ artlog mülakatı

mülakat verdik güncel ve genel hususlar üzerine.. link: http://artlog.art50.net/2016/03/rafet-arslanin-dusunce-evreninde-bir-gezinti/#.Vu8N9OKLTcs

24 Ekim 2015 Cumartesi

Kitap Raf'ı: Yıldızlardan Ebediyete

Bu kitabı kim basar diye sormuştum bir kaç yıl önce, işte Mevsimler Derneği başkanından devrimci kozmoloji anıtı. . Blanqui'i Paris Komununun seçilmiş başkanı, geleceğe seslenen düşün-eylem insanı. .
"Yıldızlardan Ebediyete | Astronomiyi Temel Alan Bir Varsayım", Louis-Auguste Blanqui, Çeviri: Cemal Yardımcı

2 Ekim 2015 Cuma

görsellik çağı üzerine

Sanalın "bakıp geçme" şeklinde formüle ettiğimiz, nöron harcamadan tüketme çizgisi üstüne bir kaç ikrar.. -Teorik olarak kök olmak istedik ve bu bize verildi- şimdi şikayet aşamasındayiz. Yüz binlerce bilginin akışında küçük ve gizlenmiş kökleriz: muhatap arıyoruz. . -Ürettiğimiz şeylere değer veriyoruz, boşlukta ses versin, anlaşılsin, alımlansin istiyoruz. Like bir narkoz.. -Kimse anlamaz derken bile birileri vardır deme -iyimserligine sahibiz. -Imajin alternatifi söz degil.. -Sanal imaj tüketim toplumuna karşı; caps, gif, fotomontaj ancak başka düşünceleri yoklamaya yarayabilir. Bu da bir şeydir. Fakat bu hakimiyet yıkılacaksa karşısında uzun erimli direngen ve başka bir dünyayı haber eden yeni bir imge kurmak gerekir. Çürüyen tüketen imaja karşı, ruhun ejderi olan imge; mümkün mü?

3 Haziran 2014 Salı

yarını bu günden kurmak

bizim en büyük çaresizliğimiz bu günün ağır, gaddar rasyonalitesinden ötesine dair eksik tahayyüllerimiz değil mi? orta sınıfın özne olmayı göze almadan "çocuksu "istemiyorum" tavrı, üst sınıfın her zamanki kaygan zemini ve filistinleşen konduların çıkışsızlığı.. bugünün despotluğunu mahkum etmek, dünün dirilen anısını kuşanmak kadar geleceğe dair tahayyül oluşturma işi değil midir? o zaman düşünmek, muhasebesini yapmak gerek bu topraklardan çıkan yarına dair düşlerin. "motorları mavilere süreceğiz" diyen Nazım'ın teknik ve ilerlemeci tahayyülü yanında "bir yer var var" diyen Orhan Veli!nin naif düşçülüğünü; haritada bir noktanın peşinde Sait Faik'in bıçkınlığından "düzayak ve çivit badanalı" kent düşü peşinde koşan Ece Ayhan'ın liberter düşüne..