innerspace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
innerspace etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2018 Pazar

PERFORMANS: Atopos Bando

Atopos Bando, Atopos Project sergisinin oluşum sürecindeki toplantıların doğal seyrinde, beş sanatçının ilk kez yan yana gelerek, modern (ya da post-modern) metropol hayatı içinde sıkışmış öznenin yaşadığı yabancılaşma, kentsel uzamın yarattığı imgeler ve ses örgüsü üzerine düşünmesiyle ortaya çıkmıştır. Atopos Bando; sessel uzam içinde strüktür’ler oluşturmak, boşluk ile deneyimlediği sonik ilişkiyi doğaçlama performans ya da bir happening aracılığıyla imgeleştirmeye soyunuyor.
Atopos Bando: Davul- İrfan Önürmen Org- Deniz M. Örnek Gitar- Sercan Apaydın Bas- Mehmet Çevik Anlatıcı- Rafet Arslan

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Dalgın Yağmura sinmiş 1 Remedios Varo resmi

ressam şöyle sorar:
sana geldiğimde, yok oluyorsunuz.................... sesler boşluğa karışan dalgalar gibi sanki uzayın ve zamanın küçük ve sızı kaplı dokunuşlarında.. ******** Remedios Varo, Tejido espacio-tiempo 1954;

23 Ocak 2017 Pazartesi

Uyarılmış Tekinsizin Anahtar Deliği -film list-

Bu garip başlıkta index'lediğimiz filmlerin daha eski kök sap'ları bulunmasa da, ağırlıklı olarak 80li ve 90'lı yıllarda boy verdiğini, her filmin kendi şahsına münhasır, tuhaf ve tekinsiz evrenler içerdiğini söyleyebiliriz. Bu filmlerin bazıları açıktan "kara film" kodlarına sahip olsalar da bu filmlerin hiç biri bir tür filmi (tarihsel, BK,polisiye vb vs) değildir. Böyle bir gruplandırmaya -bence- yol açmaları tekinsiz kavramına, yeni ve sapkın bir bakış getirmiş olmalarıdır. Bu bakışta röntgenci kadar teşhirci de öne çıkar ve öznelliğinin altını çizer. Bu filmlerin hepsinde klasik moral değerlerin işlevsiz olduğu yeni gerçekliklerin siluetleri ve yeni psiko-patolojilerin robot resimleri hazır bulunur. Bu filmlerin tümü, bireysel ve toplumsal anlamda iyinin ve kötünün ötesindeki yeni bir dünyayı imler. Bir bakıma modernin bilinen ufkundan, yeni bir evreye geçişin tekinsizliğini buram buram barındırırlar ve tuhaf bir biçimde oyuncul bir yön taşırlar-karanlık bir taraftan. Bu belirsiz oyunlarda roller her an bir şekil değişmeye elverişlidir. Son olarak bu 10 filmlik listeye, 2000lerden iki güncel örnekte ekledim. Kuşkusuz başka filmlerde olabilir ama bunlar benim ilk aklıma düşenler. Dileyen anahtar deliğinden uyarıcı deliliğe göz atabilir. -Sex, lies and videotape (S.Soderberg/1989) - The Player ( R.Altman/1992) - House of Games ( D. Mamet/1987) -Crimes of Passion (Ken Russell /1984) -Blue Velvet (D. Lynch/1986) -L'uomo che Guarda(Tinto Brass/1994) -Boxing Helena (J. Lynch/1994) -The Cook the Thief His Wife & Her Lover (P.Greenway/1995) -Pola X(L. Crarax/1999) -Dead Rangers(D. Conenberg/1999) -The Duke of Burbondy( P.Strickland/2014) -Elle(P. Verhoeven/2016)

24 Aralık 2016 Cumartesi

J G Ballard ve Etik Sorunsalı

J.G.Ballard 20.yüzyılın ruhunu geleceğin merceğinden okumuş bir yazar, düşünür ve de sanatçı. Ballard modern insanın karanlık iç uzayının keşfine çıkmış; şiddet, seks, tüketim, siyaset, reklamcılık olgularını ele alırken yazarın ahlaki bir konum almaktan muaf olduğunun altını sık sık çizmişti. Onun sanat anlayışı hipotezler geliştirmek, hayali alternatifleri okur gözünde sınamaktır. Şimdi bu bilgiyi cebe atıp, farklı bir yerden düşünmek istiyorum. Uzun yıllar boyunca geliştiği bu teorinin pratiğini üreten Ballard, neden yaşamının son yıllarında (1996-2006) yazdığı 4 roman boyunca etik bir uyarıcı rolünü üstlenmişti? Neden tüketim toplumunun içinde-özellikle beyaz yakalılarda- büyüyen faşizm özlemini, yabancı/göçmen düşmanlığını, gelişen teknolojiye paralel büyüyen barbar eğilimleri daha önce hiç soyunmadığı kadar yalın ve uyarıcı bir tarzda gündeme getirmişti? Yıllarca toplumu provokate etmiş, sınır durumları gündeme almış biri 60 yaşlarının sonlarında ya da yeni binyılın hemen öncesi uyarıcı ve etik bir kahin rolünü seçmişti. Sonuçta Çarpışma, Vahşet Sergisi gibi eserleri yaratan bir zihinden bahsederken; yaşın etkisi ile ahlaki bir tavır almayı seçtiğini düşünebilir miyiz? Bence; Ballard hep geleceği (özellikle bu güne sızan geleceği) kafaya takmış bir düşünür olarak yeni bin yılın yaşayacağı çözülme ve çöküntünün derecesi hissetmişti. 2. Dünya Savaşını, Toplama Kampını deneyimlemiş biri olarak ufuktaki yanan geleceğin cehennemini görmüş ve yüreğinde hissettiği sarsıntıları kitaba çevirmişti. O yeni binyılın felaketinin 20 yüzyıl bilgisi ya da modern dönem tarih, söylem, ideoloji gelenekleri ile okunamayacağını görmüştü; yan biz?

8 Şubat 2014 Cumartesi

Ziggurat Terbiyecisi nerden bulunur?

Kitapevleri: -Kadıköy Flaneur Comics -Kadıköy İmge -Penguen Şubeleri -Pandora Şubeleri -D&R Şubeleri -Aziz Kedi Kitabevi -Robinson Crusoe 389 -Işık Kitabevi (Lefkoşa) * Sanal Mağazalar: -Kült Sitesi -İdefix -Robinson Crusoe 389 -Pandora -6.45 -D&R -Kabalcı -İnkılap -İmge