24 Eylül 2016 Cumartesi

Yıkımın Şafağında/P.K.Dick Kazıları (sergi, kitap, dosya- ya da yoğun hazan mevsimi)

Yeni ve mini kitabım dağıtımda.. "
"
Yıkımın Şafağında/P.K.Dick Kazılarıile aslında uzun zamandır emek verdiğim bazı süreçlerin açığa çıkacağı bir menzili de başlatmış olduk. Ekim de neredeyse 3 aradan sonra gerçekleştirdiğim ve benim için çok özel bir yerde duran solo sergi var. Kasım ayında Tüyap'ta bu sene 1o küratörün katkısıyla gerçekleşen ve yatay bir sanat pratiğine soyunan iç içe geçen sergiler içinde Sürgün Gezegenleri başlıklı olanın koordinatörlüğünü üstleneceğim. Yıl bitmeden Robotik Hayaller'in ilk CD'sini dolaşıma sokmak için yoğun bir çalışma içindeyiz. Bu arada Ekim de yine fişek gibi bir Underground Poetix özel-dosya- sayısı içinde Cyberpunk Müzik mevhumuna dair bir kazı yaptım. Daha irili minikli bir çok iş-emek-eyleyiş daha var; günler devrildikçe-nacizane eş, dost, takipçi ile paylaşmaya çalışacağım..

5 Eylül 2016 Pazartesi

Ariel Pink ve müziği hakkında ne söylemeli bilmiyorum.

Ariel Pink ve müziği hakkında ne söylemeli bilmiyorum. daha çok onun yaşattığı ve yaşatmadığı hislerden bahsedilebilir belki de. Onun müziğinin ruhu geç dönem Tarantino ile erken dönem Paul Verhoeven filmlerinin birleşimi gibi bir eksik üzerine kurulu bir bütün. ekşi ve rahatsız edici bir şaka gibi. Freak ile pop arasında- bizarre bir ilgi. Acemilik ile deneyin, çiğ'lik ile estetin garip bir bulamacı gibi. Jameson'un postmodern üzerine dikkat çekici makalesinin merkezinde yer alan retro mevhumu artık 21. yüzyılın döngüsel kabusu oldu. Hiç bitmeyen bir 78-84 arası ve ona erkenden(ve de çaktırmadan) sızmış 66-72 arası kültürünün bulamacında yoğrulup duruyoruz. Postpunk kültürün en yüzeye çekilmiş, kabul edilebilir hale gelmiş yüzü ile sadece bir rüya anına dönüşmüş saykodeliğin bir çeşit ensest üremesi gibi. Geçenlerde bir arkadaşım Donnie Darko'yu bir daha izlediğinde eski heyecanı duymadığından bahsetmesi rastlantı olmayabilir. Artık 80'ler retrosu tasarımdan ikonografiye, müzikten tipografiye her şeye hakim değil mi? Stranger Things ile 3 kuşağın anında büyülenmesi başka nasıl açıklanabilir? Artık her şey pastij, her şey önceki bir şeyin yeniden modüllenmesi, her şey kolaj değil belki ama yapıştırma. ve tarihin artık türün medeniyetine ilerleme şansını yitirdiğini ilan ettiği bir çağın yazgısı olarak bitmez ve tükenmez retro döngüleri. Tüm bu toz duman içinde Ariel Pink nerede duruyor? O herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak diyen kahin Warhol'dan öte, herkesin kendi sayfası ya da kanalından süresiz meşhur olabildiği bir çağın kurbanı ve çocuğu gibi duruyor. Taytlı spor yapan, but gösteren kadınların ve kır saçlı kaslı atletik adamların binlerce takipçisi olabildiği bir çağın göçebe değil ama yüzer-gezer müzisyeni. Felaket ile harika arasında hiç açıklanmaması gereken bir yerde..

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Yıkımın Şafağında / Philip K. Dick Kazıları - Rafet Arslan

eylül kitaplığı no. II Yıkımın Şafağında / Philip K. Dick Kazıları - Rafet Arslan gregoryen takvimine göre 7 eylül (çarşamba) günü tüm dağıtım noktalarında!

ölüler, zaman ve çöken uygarlık

yaşanan hiç bir şeyden pişmanlık duymayacaksa insan, yaşanmamıştan da duymamalı- sağlaması? zaman çok kir tutuyor; genç dimağlar bir gök cismi,bir çekimden ötekine hareket ediyor; ışığa koşan ateşkadeler gibi. ben sakinim-hayatın kendinden başka anlamı olmadığını biliyorum ve bu da çok sıvışkan bir kaza. ps: önlüklerini çıkart, kırbaçlanacaksın.

21 Ağustos 2016 Pazar

sessizlik iklimi

kadim dostum geçen şunu söyledi, kesin bir sızı gibiydi: "Sanirim biri seni dusunmeyi biraktiginda sen de onu unutuyosun Olmek gibi Olmesi gibi"

24 Temmuz 2016 Pazar

şimdiye kadar yapılmış en iyi delirme anı tarifi

şimdiye kadar yapılmış en iyi delirme anı tarifi Ballar'dan gelmişti: "artık onları terk edecek,zihninin yukarısındaki çatıdan çıkan solak merdiveni tırmanacak ve içuzayının özgür göklerine doğru uçup gidecekti." Graham James Ballard

15 Temmuz 2016 Cuma

çocuk oyunu

""beni aldattı" cümlesi yerine rahatlıkla "benimle (oyun) oynadı" diyebiliriz. zira "kandırmak," "aldanmak" gibi durum ifadeleri "hile" yani "illüzyon" kelimesiyle ilişkili, Fransızcada "illusion" olan kelime Latincede "illusio", uzamında "illudere"; "lus"dan geliyor "oynatmak", "ludus" oluyor: oynamak. yani aslında "duygularımla oynadı"da ki "oyun" da bu." via Şenol Erdoğan