24 Temmuz 2017 Pazartesi

Yazınsal Düşünsel Vasat Üzerine Flux

Nasıl vasat yazar ile vasat okur iç içe geçmiş, bir birini emzirme sistemiyse; vasat yayıncı ile vasat eleştirmen de aynı ekosistemin birer parçasıdır. * Biz de iktidarlar sosyal hayata baskı yapagelmiştir, oysa kültür yaşamını vasata, durağanlığa, heyecansızlığa,arzusuzluğa boğan düzeneklerin hiç biri kamu malı değildir; bilakis sivil toplumdur, alanlarının erk sistemleri ya da vasat düzenekleridir. * Vasat donmuş zaman ile beslenir. Mesela bizdeki bitmeyen ve sürekli retro yapan 50ler 60lar ve 70ler yazın dizgeleri ve onları sürekli canlı tutan anlayışlar gibi. * Burada yeni demek, içerik değil kapak değiştirmek demektir. * İstisnalar vardır ama kaide de bellidir.

14 Temmuz 2017 Cuma

Selfie Fenomenine bakış Eleştirel Kültür dergisinde

Eleştirel Kültür dergisinin 2. sayısında "selfie kızları" fenomeni üzerinden postmodern bakış ve teşhir düzenekleri üzerinden yazdım; plastik sanattan psikanalize..

MultiRAID II Pre-Event: Sınırda Seyir

sergi-performans seyir öncesi..

toplumsal tecridlikler çağındayız.

çağın ruhu aynı anda yaptıkları düşünüp kibre kapılmaya, hem de yapamadıklarına takılıp anksiyete de kıvranmaya müsait. bir de üstüne bu çölün tüm olmamış'lıklarını ve reel durumun vehametini ekleyince her şey boğucu duruyor. ama kimse de bize hayatın harikalar diyarı, gezegenin cennet bahçesi olduğunu söylemedi. depresyon bir soyut düşünme yöntemi değildir. bilişsellik, empati, duygulanım, farkındalık ve enerji taşımayan iç düşünme biçimine salt Satre'cı boğuntu diyoruz. bedeni yormasak, kahrını zavallı zihin çekmeye devam edecek, ki biz ekstrasını yaratmasak bile, o çağın tecridine nesne.

Sokak Düşleri- 6Pilli Hiphop Fanzin de

breakdans'tan moondoğ'a, sürrealizmden graffiti'ye kişisel tanıklıklar..

22 Haziran 2017 Perşembe

4. kitap notları

bakıyorum dünya dönüyor, ben bazen duruyorum. bazense dünya duruyor, ben içimde dönmekte. genelde çalışkanım-bilen bilir. Bunları kitabımı yazma sürecimi gözden geçirirken düşünüyorum. Bir dönem uzaklaşmıştım, şimdi yandan yandan içine tekrar geçmeye başlıyorum. İlk 3 kitabımı montaj ile kur muştum, o yüzden üçü de güncellenebilir kitaplardır.Kendi kendine kolaj ya da fraktal bohça. ( -montaj ne kadar "üniter" bir kavram değil mi? -Ayzenştayn/Godard?) Şimdi bir kitabı iskeletten kuruyorum ve bu bir savaş. ileri atılıyor, hızlanıyor, geriye düşüyor, kendimi bozguna uğratıyor, ümitsizleşiyor ve sonra tekrar yükseliyor-yükseliyor.
Montaj yine giriyor işin içine ama sanki canlı çekimler arasına ve tam da olduğu yere. Burada lirizm ya da otomatizm yok. bile istiye didaktik - ama ben insan ekolojisi ya da yetişkin pedagojisi demeyi yeğlerim. Geçen de bir kadim dost o kitabı belki sadece bir kaç kişi anlayacak ama her şeye karşın yazmalısın, mühim dedi. Düşünüyorum son 70 yılı kuran kişileri ve yeni bin yıla geçişi- bu kırılmanın büyüklüğü zamanla anlaşılacak. ve bunu idrak eden her kişi tuttuğu bir uçtan bunu anlatacak. Kavşaklar da Ballard, Warhol, Bowie, WSB, Baudrillard, Deleuze, PKD, Bacon... Çok düşünüyor az yazıyorum. sık sık içim sıkılıyor ama sanırım hazan yüklü bir bahardan yaza döndü zaman. Bu şarkı da benim kitabın sountrack'lerinden biridir..

31 Mayıs 2017 Çarşamba

şimdinin manifestolarını Wachowskis yazıyor

neredeyse 200 yılda bir tüm düşün ekseni sıfırlanır, yeni düşler serpilir, yeni yollar belirir ve yeni manifestolar yazılır. 21. yüzyılın özgürlük ve kurtuluş manifestolarını şimdi Wachowskis yazıyor. biliyorum kulağa tuhaf geliyor, biliyorum engels ya da kroppotkin, blanquie ya da baader ile vedalaşmanız uzun sürüyor ama zaman da yeni bir sıçrama var. şimdi ya eskinin ideolojisi ya da yeninin jeopolitiğinin bir fiğürüsünün ya da 21. yüzyılın öznesinin ve bugün bunları düşünmek için çok güzel gün. geçmişi bırak, eğer bir gelecek olacaksa, inan onun kefaretini de ödeyecek.
Vakti zamanında ütopya diye küçümsenen şey, geleceğin tarihidir; bknz: Platon, Thomas More, şeyh Bedreddin, Rousseau, Fourier, Dada..