20 Ocak 2010 Çarşamba

geceye sabotaj kokusu sinmiş...

kesik bir uğultu vardı, gecede...
odalar boyu üflenen kovalar, tuvaletler boyu patlamış drajeler, kullanılmış condomlar, lekelenmiş pantolonlar, dişlenmiş kulak memeleri, arşınlanmış bedenler, küflenen, çürüyen bedenler boyunca lobotomi özlemi.

mukozalardan, frengiden ve neşterden uzak bir Alsancak adası akşamında kendim için en uygun ölüm biçimlerini düşünüyorum. atlamak akıl işi değil, hap garanti değil, arsenik en temizi diyerek lafa karışıyor doktor.tuhaf bir diyalektik bu, kaosa ben yandan bakarken, her şeyi olagan karşılıyor Yaprak, sakin ol sadece bir tekila daha iç-diyor.

bi tekila daha aç karnına, yaşam beni terk etmişken ve akşam usulca çökmüşken alsancak adasına, ölümüne bir tekila daha.

küçük gögüslerin sakladığı sırlar ile esen jamaica rüzgarı, parlak ayakkabılar çetesi, belirsiz bir özlem ve kana karışan sıvı.

sikin başında birikmiş, inci tanesi olma hevesilisi meni, gözünü kan bürümüş kadın çalışmaları, moda ikonu olmaya çalışan yuppie çığlıkları ve sadece gece yarısından sonra örümceğe dönen kadınlar.

Sevincin oraya asıla bir faşist bir pankart var onu ustura takılmış bir iple kesmek istiyorum. bu gece bir kaç mağaza vitrinine tükürmek ve tüm bankamatikleri boyamak menimle.

Portekizli bir kız ormanda memelerini açmış,yüzüe hayvan gözleri ve türk usul anal sex.kayıp hecelerden boşalan öfke ve sonsuz acı,sonsuz öfke, son suz..

artık garsonlar bile beni geleceklerini ipotek altına almakla itham ediyorlar,dostlarıma verdiğim zarardan üzgünüm.

yalnızım, bordo renkli ışıltılı kuyruklu akşam alacası ve bir tekila daha.
bir tekila daha...

1 yorum:

prefrontal-lobotomia dedi ki...

sakin ol ! bir tekilalık zamanımız daha olmalı ..