31 Mart 2009 Salı

Yoldaşlar...


yılların ağırlığı insanın üstüne çökse de sadece, aşk, şiir ve delilik insanı hala sıcak tutabilir.

2 dünya savaşını, faşizmi, bürokrasiye dönen rüyaları, göçleri, sürgünleri, ölümleri yaşamış; ama düş kurmaktan, düşüyle yüzleşmekten kaçınmamış 3 devrimci; 3 can dost...

Breton, Toyen, Peret...

3 yorum:

nadja dedi ki...

Bu "zamanın altınını arayan", 20. yüzyıl sanatının en büyük devrimini yapan sanatçının yüreği, dostu ve uzun yıllar yoldaşı olan Marcel Duchamps'nın ölümünün ardından yazdığı gibi, aşk için çarpmıştır tüm yaşamı boyu. "Böylesi büyük bir aşk gücüne sahip bir başka insan tanımadım. Yaşamın yüceliğini böylesi bir sevme yeteneği (...). Breton, çarpan bir yürek gibi severdi."
Nadja, işte böylesi sevmeyi bilen bir insanın yaşam ve yazı serüvenindeki duraklardan biri.
Altmış dört yıl sonra da, ilk yazıldığı günün tazeliğini taşıyor.
Aşkın çiçeği solmadığı için.

Ferit Edgü, Ağustos 1992

Ps: Bu, sanırım diğer soruyu da kapsadı:) Ve bayıldım hem fotoğrafa hem yoruma... Fotoğraftakilerle konuştum, onlarda bana aynı tavsiyeyi verdiler ''düşlerinizdekilerle konuşun'':)... Teşekkürler...

nadja dedi ki...

Düzeltme: Bir önceki yorum, Nadja'nın Türkçe basımındaki önsözden alıntıdır...

bay perşembe dedi ki...

zamanın altınını aramak- üstadın mezarına kazınan sonsuzluğa bir mesaj...