27 Nisan 2009 Pazartesi

5 7 9

95 7 9 5 7 9... 579 değil; beş yedi dokuz...
tck'nin 161 maddesine göre kanamalı bir pazar günüydü. kadıköyde yağmura ve kadınlara hiç güven olmuyordu. ve sanırım tam 36 saattir sarhoştum.
çay ile başladım güne, kendi sağlık raporumu çıkarmayı düşünüyordum ama ak ve kara 2 çiğerim vardı, onların halini düşünüp vaz geçtim bundan. havada hiç lemur yoktu...

Şenol ile gittik DDR'nin stüdyosuna, ki orada çalışan var daha 42 grup. KUP ropörtajı için gittik. ben çocukları çok sevdim, müziklerini de severdim.
anlatmıyayım fazla dinleyin: http://www.dogualmanya.info/

5 7 9... 5 7 9... 5 7 9...

sonra içmeye başladık Şenol'un yaşgünüydü. nalbant yada camgöz Yardbirds çalıp bizi yardıktan sonra; rahmetli Cobain'in rahmetli ve aziz William dede ile kaydını çaldık. Rahip; yine rahmetli Ballard'ın deyişiyle konuşmayı çok ciddiye alarak, tane tane okuyordu.
sonra ben bağırdım 5 7 9..
sonra şenol bağırdı 5 7 9...
sonra ben bağırdım 5 7 9....
sonra şenol bağırdı 5 7 9.....
tempo tuta tuta bar tezgahına, vura vura. votka, viski, tekila.

zuladan bir siyah 1 sprey boya alarak, koşarak çıktım kulağımda DoğuAlmanya'nın o tedirgin edici, tekinsiz müziği ile. cuma gecesi o duvara yazdığım tüm yazıları kapadım. ve şunu hatırladım kendime kötü olan hayat değil, bu hayat.
ama yapmaz mıydın, ikrar?

5 7 9.................................

3 yorum:

bay perşembe dedi ki...

bunu 1 doğu almanya anlar, bi ben bi de şenol. sanırım bu kadarı da yeterli.

alikbalik dedi ki...

yaşasın kelamın kaotik ip cambazlığı ile buluştuğu damlalar. anlamın kaybolup; sigara dumanının çıktığı burun deliklerimizden, burnumuzu yakarcasına çıkmasına içelim. içelim de bol bol işeyelim ki sokaklar, denizler bizim amonyaklarımızla temizlensin kirli üretimin seri atıklarından. 5 kere, 7 kere, 9 kere selam olsun; sonsuzluğun soluğunda.

bay perşembe dedi ki...

5 keer 7 kere 9 kere selam olsun...